Gündelik hayatın koşturması arasında ne yazık ki çoğu şeyi unutuyor, görmezden geliyor -daha kötüsü görmezden gelmeye zorlanıyoruz. Öyle zannediyorum ki eskiye nazaran etkisi biraz azalsa da hâlâ gündemin en tepesindeki pandemi süreci evde kalabilme şansına sahip bazı insanlar için kendileriyle başbaşa kalıp uzun bir soluk almasına vesile oldu. Haliyle ilgi alanları, sevilen ve sevilmeyen şeyler de istenmese de kendini belli eder oldu. Kendim için söyleyeceksem bazen can sıkıntısından Uğur Gürsoy’un o ünlü Fırat karakterinin “canım sıkılıyor” karikatürünü yaşasam da bu dönemin bana öğrettiği şeylerden biri “aslında 10 yıl önce nasıl ki iyi bir film izlediğimde o gece rahat uyumuşsam bugün de iyi bir filmi izlediğimde aynı şekilde rahat ve hatta mutlu bir şekilde uyuyabildiğimi” görmem ise ikincisi de güzel bir resim veya fotoğraf gördüğümde dakikalarca hipnoz olmuş gibi baktığımı keşfetmem. İşte bu yazıyı da bu döncemde bilgisayarıma ve telefonuma kaydettiğim resimleri sizlerle paylaşmak için yazıyorum. Nihayetinde çoğu insan artık işlerine dönmeye başlamış ve eski haline yani Gülten Akın’ın o çok bilindik, “Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya” dizelerine dönmeye yaklaşıyor. Bunu çevremden görüyorum. Belki size de bir soluk olur ümidiyle bu döncmde keşfettiğim 5 sanatçının resimlerini paylaşıyorum.

John Salminen

Josef Stoitzner

Sergey Kurbatov

Chien Chung Wei

Beata Wilczewska

*Murat Mutlu