Jules Verne

*Cihan Erişmiş

—Yine yükseliyor muyuz?
—Hayır!
—Alçalıyor muyuz?
—Durum daha kötü yüzbaşı! Düşüyoruz!
—Tanrı aşkına,safrayı atın!
—İşte! Son çuvalda atıldı.
—Balon yükseliyor mu?
—Hayır! Kayalara çarpan dalgaların sesine benzer bir ses duyuyorum!
—Deniz tam sepetin altında. Yüz elli metre yükseklikteyiz sanırım. Ne kadar ağırlık varsa atın!

Sanıyorum  13 yaşımdaydım bu satırları okuduğumda. Kalbimin heyecanla  çarpışını hala hissedebiliyorum.
Hayal gücümün sınırlarını işte tam olarak orada keşfetmeye başladım.

Jules Verne okuyorsanız eğer  bir sonraki  sayfada  esrarlı bir adaya düşebilir, balonla haftalarca seyahat edebilir  veya birkaç sayfa daha çevirseniz eğer bir volkanın ağzından dünyanın merkezine doğru yola bile çıkabilirsiniz. Eğer düşlerinizin peşinden gidebilecek kadar cesursanız , bir gün onları gerçek kılabilirsiniz.

Yazarımızla ilgili şöyle bir hikaye okumuştum bir defasında ;
Bundan tam 178 yıl önce Jules Gabriel  Verne henüz  12  yaşındayken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenmiştir. Fakat babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde şu sözleri söylediği rivayet edilir ‘’bundan sonra yalnızca hayal dünyasında seyahat edeceğim.’’
Sözünü tutmuş diyebiliriz.

Kahin mi? Yoksa ileri görüşlü bir hayalperest mi?
Bunu sormamın sebebi aslına bakılırsa bugün birçok insanın bunu gerçekten tartışıyor oluşudur.
Şimdi buna siz karar verin.
Jules Verne’nin 1865 yılında kaleme aldığı “Ay’a Seyahat” ve “Ay Çevresinde” adlı eserlerinde işlediği Ay yolculuğu, 1969 yılında başarı ile görevini tamamlayan Apollo 11 seferi ile şaşılacak kadar büyük benzerlik göstermektedir.

Verne, kapsülünün ilk hızını saniyede 10.800 metre olarak öngörmüştü. Apollo 11’in üçüncü kademe motorları ateşlendiğinde, ilk hızı şaşılacak bir yakınlıkla saniyede 10.660 metreye ulaşmıştı.
Verne, kapsülünün Ay’a ulaşması için 97 saat, 13 dakika, 20 saniyelik bir süre tanımıştı. Apollo 11’in süresi ise 103 saat, 30 dakikaydı.

107 yıl önce Jules Verne’nin hayal gücüyle Ay’a gönderdiği kapsül, tıpkı Apollo 11 gibi Pasifik Okyanusuna inmiş ve içindeki uzay adamları, bir savaş gemisi tarafından kurtarılarak Amerika’da büyük törenlerle karşılanmışlardır.

Evet sanıyorum fazlasıyla şaşırtıcı , kahin mi yoksa ileri görüşlü bir hayalperest mi?
Siz karar verin.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir